Alaska’daki St. Elias tepesi, St. Elias dağlarının en yüksek zirvelerinden bir tanesi. Bu tepe dünyanın en uzun bayırına sahip. Dünya çapında suya en yakın zirve olması bakımından bir hayli meşhur. Ayrıca dünyanın en tehlikeli dağlarından biri olarak da gösteriliyor Beş yıldır ilk kez ayak basılan zirvede Axel Naglich St. Elias’taki ilk downhill kayak tecrübesini yaşayacaktı.

Yukarı, aşağı. Yukarı, aşağı. Yukarı, aşağı. Yukarı, aşağı. Yukarı, aşağı. Yukarı, aşağı. Axel Naglich dünyaca ünlü Streif’ı tamamlamak istiyordu. St. Elias zirvesinden aşağı kat edeceği yol, kendi memleketi Kitzbühel’deki efsanevi bayırın altı katı uzunluğundaydı. Ama bu “Kartal” lakaplı Eddie Edwards ile Hermann Maier’i karşılaştırmak gibi bir şey tabii: Streif’ın aksine, St. Elias tepesinde teleferik yok, yani hayati tehlike içeren bir tırmanışın ardından kayabilirsiniz ancak. Bu yüzden de St. Elias tepesine “insan-yiyen” lakabı takılmış

Hatanın bedeli ölümcül..

 

Avusturyalı sporcuya Peter Ressmann ve John Johnston eşlik ediyor, tabii kendi tecrübesinin yanında. Neyse ki 5,489 metrelik bu zirveden “yenmeden” sağ salim dönebildi: “24 saat Aspen”i üç kere kazandı ve Chamonix’deki RedBull Snowthrill’e de X Games'e de ikişer kere katıldı. Ama St. Elias zirvesindeki macerası daha önceki tecrübelerinin hepsinden ağır basıyordu: “Bence bu dağın en tehlikeli ve zorlu yanı, hiçbir hatayı affetmemesi. Hatayı nerede yaparsanız yapın, ister yere düşün ister kayın, bir çığ ya da başka bir felaket sizi bekler, yani eğer kaymaya veya düşmeye başladıysanız işiniz bitti demektir.

Mayıstaki ilk denemeler

Ekstrem sporların ünlü ismi, aynı zamanda da bir mimar olan Naglich Alaska’nın bitmek tükenmek bilmeyen buzu konusunda dikkatli ve titiz. Mayıstaki ilk denemesinde Naglich ve kafilesi deniz seviyesinin 5000 metre yüksekliğe çıktılar ancak tehlikeli şartlar sebebiyle geri döndüler. Kamptan deniz seviyesine 3 saatte ulaştılar ve bu da rakımda 3000 metrelik büyük bir değişiklik demekti. Ağustosta yeni bir deneme yaptıktan sonra nihayet zirveye ulaştılar.

3 günlük zorlu tırmanış

 

Naglich 9 Ağustos’ta hazırlıklarını tamamladı. Kampı gece yarısı terk etti ve 4000 metre tırmanarak yukarıdaki ileri seviye kampına vardı. 10 Ağusotos’ta ileri seviye kampından yüksek kampa ilerledi ve 11 Ağustos günü öğleden sonra zirveye vardı. Beş saat aralıksız tırmanmıştı ve şimdi de eksi 40 derece sıcaklıkla yüzleşiyordu. Zirve hakkındaki pek “romantik” yorumu da şöyleydi: “Çok rüzgarlı ve soğuktu”.

Bilinmedik bir bayırda downhill

 

İleri seviye kampına yaptığı iki saatlik tırmanışta kullandığı rotayı inerken değiştirmesi riskin tam olarak ölçülebilir olmadığı anlamına geliyordu: “Ama başka şansımız yoktu. Çıkarken aramızda 20-30 metre olmasına rağmen birbirimizi ayak izlerinden takip edebildiğimizi gördük. Bu da altımızda oyuk olduğu anlamına geliyordu. Kayaklarla aynı yoldan inseydik muhtemelen çıp düşecekti.” Naglich yaşadığı macera hakkında bakın ne diyor: “Böyle bir rekora imza atmaktan çok mutluyum. Ama hayatımdaki en büyük başarım bu değil. Benim en büyük başarım bu kadar maceranın üstüne hâlâ sağ olmam.”

Beat Kammerlander
Axel Naglich
Vitek Ludvik
Axel Naglich
Günther Göberl
Axel Naglich
Vitek Ludvik
Axel Naglich