Kate Allen’ın hayatı, bir modern zamanlar peri masalı: cebinde azıcık parayla dünyayı gezen bir gezgin, bir Olimpik triatlon şampiyonu oluyor

Avustralya’da doğan, ancak Avusturya vatandaşlığını seçen Kate Allen, 25 Ağustos 2004 günü koştu, yüzdü, sürdü ve triatlonda Olimpiyat Altın Madalyasını kazandı.
İnsan bir kere Olimpiyat şampiyonu oldu mu, artık hep Olimpiyat şampiyonu olarak kalır. Ama bunun ardındaki ayrıntılar, zaferin arkasındaki insanın öyküsü kaybolur. Özellikle Kate Allen’ın durumunda, böyle olursa çok yazık olur; çünkü onun öyküsü, başlangıçtaki kafa karışıklığına rağmen amaçlara nasıl ulaşılacağıyla ilgili harika bir örnek.
Aynı şekilde, Kate Allen’ın kendi hayatı hakkında bir kitap yazmasından daha mantıklı bir şey olamaz. Kitap, Eylül ayında yayınlanacak. Maalesef başlangıçta sadece Almanca çıkacak olan kitabın adı "2:04:43 – Vom Outback zum Olympiagold" (2:04:43 – Avustralya Bozkırlarından Olimpiyat Madalyasına).

 

Garson, Gezgin, Olimpiyat Şampiyonu

Kate Allen’ın sıfırdan zirveye tırmanış öyküsü, bir garsonla başlayıp bir Olimpiyat şampiyonuyla bitiyor. Maceranın çoğu son on yılda geçiyor; ama öykünün kökleri 30 yıl öncesine uzanıyor. Küçük Kate, ailesinin Güneydoğu Avustralya taşrasında bir yerlerdeki koyun çiftliğinde büyüdü. Okula gitmek için her gün üç kilometre yol yürümesi gerekiyordu. Her gün yapılan bu okul yürüyüşü, onun 1500 metredeki üstün performansına zemin hazırlamıştı. Kate o zamanlar jimnastikçi olmak istiyordu.
20 yaşına geldiğinde hedeflerini bir süreliğine kenara bırakıp dünyayı gezmeye başladı. Avustralya’ya döndü ve hemşirelik sertifikası aldı. Sonra Asya, Afrika ve Avrupa’yı kapsayan yeni bir yolculuğa daha çıktı. Avusturya’da takılıp kaldı. Burada hizmetçi, garson, bulaşıkçı, hatta tuvalet temizlikçisi olarak çalıştı. Sonunda triatlon atleti Marcel Diechtler ile tanışıp evlendi ve kendi de triatlon çalışmalarına başladı.
Bunlar yoğun duygu ve olaylarla dolu yıllardı. Kate’in otobiyografisi de bu yoğunluğu yansıtıyor zaten. Sonunda, iki saat, dört dakika ve 43 saniye, onu 2004 Atina Olimpiyatlarında şampiyon yaptı.

 

Peri Masalı Devam Ediyor

Bir hedefin peşinden gitmek, Kate Allen’ın doğasında var; bu hedef ister bir yabancı ülke, ister bir sportif başarı olsun. “Katılmak benim için asla yeterli değildi. Ben bir Olimpiyat madalyası istiyordum,” demişti Atina’da. Olimpiyat zaferi onun ne ilk ne de son başarısıydı. 2004 Nisanında, Olimpiyatlardan dört ay önce, Kate Avrupa Triatlon Şampiyonasında ikinci olmuştu. Uluslararası spor dünyasında dikkatleri ilk çekişi,  2002’de, Hawaii’deki Ironman Yarışmasını yedinci bitirmesiyle olmuştu. 2003’te bunu Avusturya Ironman zaferi izledi. Olimpiyat şampiyonluğunun ardından, 2004’te Avusturya’da Yılın Sporcusu seçildi. 2005 Temmuzunda, 9:07:04 gibi bir zaman yaparak Avusturya Ironman’ini yeniden kazandı. Böylece 15 Ekim’de Hawaii’de yapılacak Ironman Dünya Şampiyonasına katılmaya hak kazandı. Hedefi belli: 2002’de elde ettiği yedinciliğin altı sıra önüne geçmek.
Mark Watson
Mark Watson
Mark Watson