Herbie Goes To Monte Carlo.jpg

 

Geçen hafta bütün gözler dünyaca ünlü Monte Carlo Rallisi için elmaslarla kaplı Monaco prensliğine dönmüş durumdaydı. Bu uğurlu yarışın mekanı o kadar havalı ki, onlarca yıldır yaratıcı kişilere ilham verdi.

2011’de 100. yılını kutlamış ve bu sene 2008’den beri ilk defa WRC listesine girmiş bu son derece zengin ralliyi Monte Carlo’nun göründüğü en güzel filmlerden bazılarını hatırlayarak kutluyoruz…

GoldenEye
Milyonerlerin oyun alanı (özellikle de bakara oynanan kumarhaneler) karizmatik ötesi İngiliz gizli ajanı James Bond’u birden fazla kere konuk etti (Never Say Never Again ve Casino Royale filmlerine bir göz atın), ama bu üstün çevreyle şaşırtıcı diyalogları Martin Campbell’in göz alıcı, sallanmış ama karıştırılmamış casus filmi kadar başarıyla birleştiren başka bir Bond filmi yok. Bu filmde 007 Monte Carlo’daki kısa ziyaretinde çekici bir bürokratın özelliklerini çok yakından  tanıyor, arsız bir takma adı olan bir kötü kadınla ateşli bir şekilde öpüşüyor ve sonra da çok gizli helikopterinin kontrolünü kaybediyor – Bond’un tekrar tekrar buraya dönmesine hiç şaşmamalı.

 

 

To Catch A Thief
Ünlü Hollywood aktrisi, sonraki yılların Monaco Prensesi Grace Kelly Riviera’da yaşayan, taklitçi bir hırsızın izini sürmek için emeklilikten geri çağrılan centilmen bir hırsızı (Cary Grant) konu alan, Hitchcock’un yönettiği bu eğlenceli suç filminde oynadıktan sonra, hayat onun için üzücü bir şekilde sanatı taklit etti . Kelly’nin oynadığı Amerikan turistinin otomobilini Monte Carlo’nun üzerindeki dönemeçli yollarda tehlikeli bir hızla sürdüğü sahne 1982’de gerçek oldu ve ünlü yıldız aynı güvenilmez yollarda kaza yaparak hayata veda etti.

 

 

Herbie Goes To Monte Carlo
1963 model zeki Volkswagen Tosbağa, üçüncü macerasında Christine filminde olduğu gibi Dean Jones’u kendine benzetme fırsatını teperek ailecek seyretmeye uygun, karmaşanın gırla gittiği bir yarış için Monte Carlo’ya kaçıyor. “Love Bug” Paris-Monte Carlo arasında düzenlenen hayali Trans-France Yarışı’nda yüzlerce kilometre yolculuk yaptıktan, iki fena mücevher hırsızını üçkağıda getirdikten, beylik Alman ve Fransız rakiplerle mücadele ettikten ve Giselle adında seksi bir Lancia’ya aşık olduktan sonra kendini Monaco’da buluyor-üstelik 100 kilometrede sadece 6,5 litre benzin harcayarak! 

 

 

Grand Prix
Monte Carlo’da geçen 1966 tarihli bu film dünyanın dört bir yanından önemli insanları kendine çeken bu mekana yaraşır bir şekilde ortalama Oscar ödül töreninden daha fazla ünlü isim ve güzel barındırıyor. Dört farklı sürücünün gözünden bir F1 sezonunu anlatan John Frankenheimer filminde James Garner, Eva Marie Saint, Yves Montand, Antonio Sabato ve Toshirô Mifune görünüyor. Muhteşem yarış görüntüleri (1961 dünya şampiyonu Phil Hill gibi sürücülerin katkıları sayesinde) ve bir sürü harika hava çekimi içeren bu müthiş hikaye Monaco Pisti’ndeki gerçek bir GP yarışının bütün heyecanını ve sürprizlerini sunuyor.

 

 

Iron Man 2
İçinizdeki fanatikler ukalalık taslamaya başlamadan söyleyelim: Evet, büyük bir hasılat yapan Marvel filminin Monte Carlo’da geçen aksiyon sahnelerinin büyük bir bölümünün aslında yerinde çekilmediğini biliyoruz – ama birçoğu da orada çekildi! Söylentilere bakılırsa, Bernie Ecclestone 2009 Monaco Grand Prix’i öncesinde filmin resmi F1 pistinde çekilmesi için verdiği izni geri çekince, Mermi Kafa (Robert Downey, Jr.) ile Whiplash (Mickey Rourke) arasındaki aşağıdan izleyebileceğiniz düello mecburen Downey Studios’un park alanında çekiliş. Bernie’nin bu kararı o sahnenin yerinde çekilmesine taş koysa da, en azından RDJ Tony Stark olarak Rolls Royce Phantom’u ile Monte Carlo’ya gelip çalım atma fırsatı buldu – en üstün playboy en üstün oyun alanında; işte rüyayı yaşamak diye buna denir. 

 

 

Monte Carlo Or Bust!
60’larda çok revaçta olan It's a Mad Mad Mad Mad World tarzı yarış filmlerinin geleneğini sürdüren ama formülü Avrupa’ya taşıyan bu filmde Peter Cook, Dudley Moore, Tony Curtis, Terry-Thomas, Jack Hawkins ve babanızın hatırladığı daha birçok ünlü isim Avrupa’yı baştan başa kat eden ve filme adını veren şehirde sona eren efsanevi bir otomobil rallisine katılıyor. Benzer bir teması olan Those Magnificent Men in Their Flying Machines’e devam olarak çekilmiş film (ABD’de daha açıklayıcı Those Daring Young Men in Their Jaunty Jalopies adıyla gösterime girmişti) öyle harika bir film sayılmaz, ama özellikle ayak takımı yarışçılarının ilk önce erişmek için mücadele ettikleri hedef güzel Monaco olunca bütün o çılgınca saçmalığa kendini kaptırmamak mümkün değil. 

 



Yorumlar

    YORUM EKLE

    *Tüm alanlar doldurulmalıdır
    En Fazla 2000 Karakter Girilebilmektedir. :
    Soldaki kelimeyi yazdıktan sonra, "YORUMUNUZU" yazıp gönderebilirsiniz.

    Makale Detayları