Uçurumdan atlama akrobatik uyumla suya erkeklerde (23-28m), bayanlarda ise (18-23m) den yapılan atlayıştır. Atletlerin hareketlerini düzenlemeleri için yaklaşık 3 saniyeleri olur ve bu 3 saniye içerisinde hızları 100km/s i bulmaktadır.
Baş döndüren yüksekliklerden yapılan bu atlayışlar yüksek derecede kendine güven gerektirmektedirler. En azından 10 ila 15 sene teknik olarak antrenman yapmak gerekir. Atlayışçılar birkaç saniye içerisinde gözlerine, hissettiklerine, zamana ve yaşadıklarına göre karar verirler.
Atlayış sırasında özellikle suya çarpışta vücut ani darbelerle karşılaşır, bu vuruş 10 katlı bir kuleden atlanıldığında oluşacak olan kuvvetten 9 kat daha şiddetlidir. Atlayış anı en tehlikeli kısımdır, vücudun bir kısmı suyun içinde yavaşlarken dışarıda kalan kısmı hala hızlıdır. Suya girer girmez atlet dalmalıdır ki suyun direnciyle hızını sabitleyebilsin. Günde ancak birkaç atlayış yapılabilir, fazla atlayış yapılması atletin sağlığı açısından sakıncalıdır. Yan düşüşler 13 m den karaya düşmek kadar etkilidir. Bu yüzden bu sporu yapan çok fazla atlet yoktur.
Eskiden bu sporu yapanlara çılgın gözüyle bakılmaktaydı, intihar atlayışı yaptıkları düşünülmekteydi. Turistlerin dikkatlerinin çekilmesi için yapıldığı da düşünülmekteydi. Birçok atlayışçı bu sporu bir zamanlar Olimpiyat oyunlarında kendilerinin de katıldığı yüksek atlayıştan daha iyi bulmaktadır. 1997 yazında Brontallo’da gerçekleştirilen ilk dünya şampiyonasında Dünya Yüksek Atlama Federasyonu uçurumdan atlamayı resmi bir spor olarak ilan etti. Artan taleple birlikte atletler bekledikleri ve hak ettikleri ilgiyi görmeye başladılar.
Yorumlar
YORUM EKLE